Bolu Hakkında

COĞRAFİ KONUM
Türkiye yüzölçümünün % 1,015'lik bölümünü kaplayan Bolu İli, 8.323,39 km² (832.339 Ha.) yüzölçümü ile Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer alır. Ortalama rakım 1000 m, merkez ilçe rakımı ise 725 m. civarındadır. Matematiksel konum açısından Bolu, 30 derece 32 dakika - 32 derece 36 dakika doğu boylamları ile 40 derece 06 dakika - 41 derece 01 dakika kuzey enlemleri arasındadır.
Bolu İl Merkezine göre; Dörtdivan, Yeniçağa ve Gerede İlçeleri doğuda, Mengen kuzeydoğuda, Göynük ve Mudurnu İlçeleri güneybatıda, Seben ve Kıbrıscık İlçeleri ise güneyde yer almaktadır.

Bolu’nun batısında Düzce ve Sakarya, güneybatısında Bilecik ve Eskişehir, güneyinde Ankara, doğusunda Çankırı, kuzeyinde Zonguldak ve kuzey doğusunda Karabük İlleri yer alır. İl sınır uzunluğu 621.4 km.’dir.
İl merkezi ve diğer ilçelerin yüzölçümleri km2 olarak aşağıdaki tabloda verilmiştir.

YERLEŞİM BİRİMİYÜZÖLÇÜMÜ (km2)YERLEŞİM BİRİMİYÜZÖLÇÜMÜ (km2)
Merkez1.524,37Mengen827,73
Dörtdivan384,16Mudurnu1.350,85
Gerede1.260,44Seben687,19
Göynük1.505,06Yeniçağa130,22
Kıbrıscık653,37Bolu Geneli8.323,39

Not: Göller dahil il yüzölçümüdür.(TUİK-2002)

Düzce'nin 584 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile (09.12.1999 tarih ve 23901 sayılı R.G.) İl olarak ayrılmasıyla, Bolu'nun denizle bağlantısı kalmamıştır.

DAĞLAR
Doğu - Batı doğrultusunda uzanan dağlar ve bunların arasında yer alan tarıma elverişli ovalar, vadiler ve akarsu tabanları Bolu İli’nin genel görünümünü oluşturur.
Düzce İli sınırları içinde kalan Karadeniz kıyı dağları en kuzeyde ve kıyıda uzanan sırada Kaplandede ve Orhan Dağları adını alır.
Bu dağların genel yükseltisi 1.000 m. civarındadır. Daha yüksek olan içerideki sırayı Göl, Sünnice, Bolu, Elmacık ve Keremali Dağları oluşturur. En yüksek noktaları 2.000 m.’ye yakındır. Daha güneyden geçen ve Bolu İli’nin önemli bir kesimini oluşturan en yüksek sırayı ise Köroğlu, Seben ve Beylik Dağları oluşturur. Bu sıranın en yüksek noktası (Köroğlu Tepesi)
2.499 metredir. Köroğlu Dağları volkanik yapılı dağlardır.


OVALAR VE PLATOLAR
Ovalar: Bolu İlinde genellikle doğu-batı doğrultusunda sıralanan ovalar, dağ eşikleriyle birbirinden ayrılmıştır. Bunlar; Bolu, Gerede, Himmetoğlu ve Mudurnu Ovalarıdır.
Platolar: Küçük akarsu vadilerinin yararak parçaladığı yüksek düzlükler ve dağ ortakları olarak yer alan platoları iki grupta toplamak mümkündür.
 
a) Karadeniz kıyı dağları arasında kalan ve ikinci depresyon alanını oluşturan alçak platolardır.
b) Dağ sıralarının güneyinde kalan ve üçüncü depresyon alanını çeviren yüksek platolar.
Bolu coğrafyasında platoların (yaylaların) ayrı bir önemi vardır. Türkiye’de hemen her bölümde rastlanan yaylaların pek azı hariç, Bolu yaylaları kadar yeşil, havadar, serin ve verimli olanına rastlamak olanaksızdır. Bolu yaylaları ormanlarla kaplı dağlar üzerinde, yemyeşil ve akarsular geçen verimli düzlükler olup başlıcaları şunlardır: Aladağ, At, Kızık, Gerede, Kıbrıscık, Mengen, Göynük ve Seben Yaylaları.


SICAK SU KAYNAKLARI VE MADEN SULARI
Jeolojik bakımdan yurdumuzun en önemli fay tabakası üzerinde kurulmuş bulunan İlimiz zengin jeotermal su kaynaklarına sahiptir. Termal kaynaklar iç turizm bakımından büyük önem taşımaktadır. Karacasu, Mudurnu - Babas ve Sarot, Seben - Kesenözü ve Pavlu, Göynük - Çatak Kaplıcaları İlimizdeki başlıca kaplıcalardır.
Bolu Ovasını çevreleyen dağlar orman örtüsü bakımından zengin olup, ormanlar yağışların toprağa kolayca sızmasını ve yeraltı su kaynağının zenginleşmesini sağlarlar. Bu sulardan bir kısmı diplere kaymadan yamaçlar boyunca yüzeye çıkarak çeşitli tatlı su kaynakları ve pınarları oluşturur. Buna karşın sular faylı bölümlerde toplanmış ise altta magmadan gelen kızgın gazların etkisiyle ısınır ve bazı mineralleri eritip bünyelerine alarak yüzeye çıkarlar. Bu durumda sıcak su kaynakları ve maden suları oluşur. Maden sularının en önemlileri; Ömerler, Akkaya, Kınık maden sularıdır.


AKARSULAR VE GÖLLER
İl sınırları içindeki topraklardan kaynaklanan suların tümü Karadeniz’e ulaşır. Başlangıç kolu Abant Gölü’nün gideğeni olan Bolu Suyu (Büyüksu) ile kaynaklarını Çağa Gölünden alan Mengen Çayı birleştikten sonra İl sınırları dışında Devrek Çayı adıyla, Filyos Çayına katılır. Filyos Çayının başlangıç kolu sayılan Gerede Çayı, Köroğlu Dağlarındaki Aladağ’ın kuzey ve doğu yamaçlarından doğar. Güney, güneybatı ve batı kesimden çıkan Kirmir, Aladağ, Çatak, Göynük ve Mudurnu Çayları, İl sınırları dışında Sakarya Irmağına katılır.
Bolu İlinde, özellikle ormanlık alanların içerisinde oluşan irili ufaklı göller ülke çapında üne sahiptir. Tabii göllerin başlıcaları; Bolu'nun 32 km. güneybatısında bulunan ve denizden yüksekliği 1.325 m. ve kapladığı alan 125 Ha. olan Abant Gölü, Yeniçağa İlçesi’nde denizden yüksekliği 989 m. olan tektonik oluşumlu Yeniçağa Gölü, Göynük İlçesi'nin 11 km. kadar kuzeyinde heyelan sonucunda meydana gelen ve 15 Ha. alanı kaplayan Çubuk Gölü, yine aynı ilçenin 27 km. doğusunda denizden yüksekliği 820 m. olan ve 18 Ha. alanı kaplayan Sünnet Gölü, Kıbrıscık - Beypazarı yolu üzerinde 1 Ha. alanı kaplayan Karagöl, Mudurnu - Akyazı yolu üzerinde Karamurat Gölü ve Milli Park alanı ilan edilen Bolu'nun 42 km. kuzeyinde Yedigöller (Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl, Sazlıgöl)’dir.
Bolu merkezine 8 km. uzaklıktaki Bolu Ovası’nı sulama amaçlı Gölköy Baraj Gölünün su toplama hacmi 24 milyon metreküp, en derin yeri 20 m. kadardır. Su seviyesi yüksek iken barajın alanı 185 hektarı bulmaktadır. Bolu - Seben Karayolu üzerinde 13. km de rekreasyon amaçlı Gölcük Göleti, Bolu’ya 30 km. uzaklıkta Aladağ mevkii üzerinde Aladağ Göleti ile Seben – Taşlıyayla Göleti önemli yapay göllerimizdendir.

İKLİM
İlimiz iklim bakımından ağırlıklı olarak Karadeniz Bölgesi’nin etkisi altında bulunmakla birlikte, coğrafi konumu nedeni ile başka komşu bölgelerin özelliklerinden de etkilenmektedir. Bolu; Karadeniz, Marmara ve Orta Anadolu ikliminden etkilenmekte, bu durum tarımsal yapıyı çeşitlendiren farklılıklara yol açmaktadır. Yüzey biçimlerinin farklılığı, denizden uzaklık ve yüksekliklerin etkileriyle İl bütününde değişik iklim türlerine ve mikro-klima alanlarına rastlamak mümkündür.
Mudurnu İlçesi’nin batısı ile Göynük İlçesi’nin büyük bir bölümü İç Anadolu İklim Bölgesi içindedir. Yine Seben ve Kıbrıscık ilçelerinin güney bölümleri, İç Anadolu İklim Bölgesine yakınlıkları nedeni ile farklılık gösterirler. Bolu’da genellikle Karadeniz kıyısında görülen ılıman iklimin, güneye doğru yükseltiler nedeni ile karasallaştığı görülmektedir. Bu geçiş özelliği, yörenin kuzey kesiminde serin yazlara, ılık kışlara ve mevsimlere oldukça eşit dağılan yağışlara yol açar. Güneye inildikçe yükselti artar ve yağışların dağılımı değişir. Yazlar kuraklaşır, daha sert iklim özellikleri belirir.
İlimizin güneyinde yağışlar kuzeye göre daha azdır. Yağışların Bolu’da % 60’ı, Mudurnu’da % 70’i, Seben’de % 56’sı, Göynük’te % 68’i ilkbahar ve kış aylarında görülür. Kış aylarında yağışlar, Bolu, Mudurnu ve Göynük’te kar olarak, Seben’de yağmur olarak düşer. Gerede İlçesinde yağışlar genellikle yaz mevsiminin ilk ayında en yüksek değerine ulaşır. Kış aylarında ise yağış kar olarak düşer ve uzun süre kalır.

Bolu ve çevresinde hakim rüzgar lodos’tur. Seben’de ise, kuzeyindeki dağların kuzey rüzgarlarını tutması sonucunda, daha çok güney - güneybatı rüzgarlarının etkisi görülür. Denizlerden karaya doğru gelen hava kitlelerinin getirdiği bol nem ve sıcaklığın ılımlı oluşu nem açısından zenginliğe neden olmaktadır.


KENTSEL YERLEŞMELERDE JEOLOJİK DURUM
Aşağıda Bolu ve İlçelerinde yer alan kentsel yerleşmelere ilişkin jeolojik durum özetle belirtilmiştir.
Merkez İlçe : Kent ve kentsel gelişme alanları tümüyle alüvyonlarla kaplıdır. Zemini oluşturan malzeme, kentin kuzey yönünde sıkışık, güneye inildikçe gevşektir, yer altı su tablosu yüzeye yakındır. İl merkezinde az hasarlı ya da hasarsız pek çok deprem meydana geldiği bilinmektedir. 1944 yılındaki depremde kentteki yapıların çoğu ağır hasar görmüştür. Güneyde Ilıcalar mevkiinden geçen ve çok faal olduğu bilinen fay hattının yakın etkisine uğramamak ve gevşek zeminli kısımlardan kaçınmak için kentin güneye doğru gelişmemesi, jeolojik yönden uygun ve gereklidir. Kent, Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, I. Derece Tehlikeli Bölge içindedir.
Gerede : Yerleşme ve çevresinde zemin yapı temeli pek zayıf değilse de, faal bir fay hattı ilçe merkezinin tam ortasından geçmektedir. 1944 depreminde yerleşimdeki binaların % 78’den fazlası yıkılmış ya da çok ağır hasar görmüştür. Ayrıca, az hasarlı ya da hasarsız pek çok depremin olduğu bilinmektedir. Dik yamaçlarda yer yer ve batıda ilçe merkezinden çıkan yolla Devlet Yolu’nun kesiştiği yer ve çevresinde heyelan mıntıkaları vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre, I. Derece Tehlikeli Deprem Bölgesindedir.
Göynük : Yerleşme ile gelişme alanları flişlerden (tortul kaya) yapılıdır. Bolu ve Abant Deprem Üs Merkezlerinin etkisindedir. Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölge içindedir.
 
Kıbrıscık: Volkanik yapı temel zemini iyi niteliktedir. Sele maruz kalabilecek yerler vardır. Bolu ve Düzce Deprem Üs Merkezlerinin etkisi altındadır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece tehlikeli bölgededir.
Mengen: Yerleşmenin yüksek bölümleri, kil, marn (kil ve kalsiyum karbonat), kumtaşı gibi kayaçlardan, alçak bölümleri sel birikintilerinden oluşmuştur. Bolu ve Gerede Deprem Üs Merkezlerinde olan depremlerin etkisi altındadır. Yerleşme ve çevresinde, taşkınların etkisinde kalabilecek yerler vardır. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na göre 2. Derece Tehlikeli Deprem Bölgesindedir.
Mudurnu: Yerleşme ve yerleşmenin gelişme alanları, genellikle, flişlerden oluşmuştur. Yer yer, volkanik kayaçlara da rastlanır. Dik yamaçlarda, düşebilecek durumda kayalar vardır. Mudurnu Çayı taşkın yapabilir. Bolu ve Abant Deprem Üs Merkezlerinin etkisindedir. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece Tehlikeli Deprem Bölgesindedir.
Seben: Deprem yönünden yapı temeli sağlamdır. Seben Deresi taşkın yapar. Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’nda 2. Derece Tehlikeli Bölgededir.
Yeniçağa: İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece Tehlikeli Bölgede yer alır.
Dörtdivan: İlçe Türkiye Deprem Bölgeleri haritasında 1. Derece Tehlikeli Bölgede yer alır.

 


NÜFUS YAPISI
2016 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre İlin genel nüfusu 299.896 olup, kentsel nüfus 213.544, kırsal nüfus 86.352’dir. İlimizde şehirde yaşayan  nüfusun  toplam  nüfusa oranı % 71 iken, kırsalda yaşayan nüfusun toplam nüfusa oranı % 29’dur. Bolu Şehir Merkezi Nüfusu 163.018’dir.

İlçelere Göre Nüfus ve Kır-Kent Nüfus Dağılımı

İlçeler2014 (ADNKS)*2015 (ADNKS)*2016 (ADNKS)*
ToplamKentKırToplamKentKırToplamKentKır
Merkez177.855144.86432.991186.275153.78332.492195.209163.01832.191
Dörtdivan6.5272.8353.6926.3962.7633.6336.2452.6773.568
Gerede34.09424.4819.61333.66224.1739.48933.45524.0789.377
Göynük15.7724.20111.57115.3724.11111.26115.3714.14011.231
Kıbrıscık3.4611.3432.1183.2861.4311.8553.4151.4221.993
Mengen14.0425.1328.91013.7905.1798.61113.7595.2328.527
Mudurnu19.9875.11514.87219.7215.11714.60419.3745.08214.292
Seben5.5522.5073.0455.3802.4822.8985.5052.6992.806
Yeniçağa7.4994.8792.6207.2134.6572.5567.5635.1962.367
TOPLAM284.789195.35789.432291.095203.69687.399299.896213.54486.352



BOLU EKONOMİSİ
Tarım: % 37,7
Sanayi: % 21,6
Hizmetler: % 40,7


BÜYÜME HIZI VE KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİR
1987–2000 yılları arasında ortalama olarak her yıl % 3,9’luk büyüme gerçekleştiren Bolu (Düzce dahil), bu süre zarfında GSYİH’sını yaklaşık olarak 2 katına çıkarmayı başarabilmiştir. Belirtilen dönemde, en düşük büyüme hızı % -2 ile 1993 yılında, en yüksek büyüme hızı % 21,4 ile 2000 yılında gerçekleşmiştir.
Benzer gelişmeyi kişi başına düşen gelirde de görmek mümkündür. Bazı yıllarda görülen düşüşlere rağmen, ABD Doları olarak kişi başına düşen gelirde yükselen bir trend görmek mümkündür. 1987 yılında 1.380 $ olan kişi başına düşen gelir, sabit fiyatlarla 1999 yılında Düzce ile birlikte 3.308 $ düzeyine yükselmiştir. 2000 yılında kişi başına düşen gelir 5.687 $, 2001 yılında 4.216 $ olmuştur. Bu rakamlarla Bolu belirtilen yıllarda istatistiki bölge birimleri sınıflandırmasında Kocaeli İlinden sonra 2. sırada yer almıştır. DPT tarafından 2003 yılına ilişkin yayınlanan illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında İlimiz Türkiye genelinde
14. sırada yer almıştır. Kalkınma Bakanlığı'nın 2011 yılı verilerine göre illerin sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında İlimiz, Türkiye genelinde 11. sırada bulunmaktadır.
İl GSYİH içinde tarım % 37.7, sanayi % 21.6,(imalat sanayi, inşaat, madencilik ve taş ocakçılığı, elektrik-gaz-su) hizmetler % 40.7 (ticaret, turizm, ulaştırma ve haberleşme, mali kuruluşlar, serbest meslek ve hizmetler, devlet hizmetleri) paya sahiptir.


TARIM VE HAYVANCILIK
ARAZİ DAĞILIMI
Orman: % 64
Çayır ve Mera:% 4
Tarım Dışı Alan: % 18
Tarım Alanı: % 14
Tarla Arazisi 94.613 Hektar
Sebze Arazisi 1.079 Hektar
Meyvelik Arazisi 3.838 Hektar
Nadas 18.650 Hektar


TARIM
Toplam tarım alanı ilin yüzölçümünün %14’idir. Çayır ve meraların kapladığı alan yaklaşık % 4, tarım dışı alan % 18’dir. Orman alanları ise % 64’lik bir orana sahiptir.
Mutlak tarım alanı olarak tanımlanan 1. , 2. ve 3. sınıf tarım alanı 86.937 hektardır. Buna özel birkaç bitki cinsi için uygun sürümle ekim yapılabilecek 4. Sınıf topraklar da eklendiğinde bu alan 118.180 hektara ulaşmaktadır. Diğer bir ifade ile Türkiye toplam tarım alanın yaklaşık % 0,5’i Bolu İlindedir. Bu alanın; 34.336 hektarında sulu tarım, 86.864 hektarında ise kuru tarım yapılmaktadır. Kalan toprakların 32.000 hektarı çayır-mera (yaylaklar dâhil), 532.000 hektarı orman ve fundalık, 150.159 hektarı ise tarım dışı topraklardır.
Yeterli miktarda olmayan tarla arazisi, küçük parçalar halindedir. İlimizde tarla bitkileri olarak ekili alanların büyük bir kısmını tahıllar oluşturmaktadır. Yetiştirilen tahılların başında buğday gelmektedir. Buğdayı sırasıyla; arpa, yulaf, çeltik ve mısır izlemektedir. Baklagillerden nohut, fasulye, fiğ ve burçak, endüstri bitkilerinden şeker pancarı ve şeker pancarı tohumu yetiştirilmektedir. Yumru bitkilerden patates, soğan, sarımsak ve hayvan pancarı yetiştirilmekte olup, bunlardan patates İlimiz için önemli ekonomik değere sahiptir. İlimizde ayrıca çeşitli meyve ve sebze bitkileri de üretilmektedir. Organik tarımın geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.
2015 yılı içerisinde; Tarla Bitkileri 731.213 ton, elde edilen gelir 445 milyon TL; Meyve Üretimi 36.619 ton, elde edilen gelir 72 milyon TL; Sebze Üretimi (örtü altı dâhil) 28.430 ton, elde edilen gelir 47 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. İlimiz için önemli tarla bitkilerinden biri olan patates üretimi 2015 yılında 261.525 ton olarak gerçekleşmiş olup, 85 milyon TL gelir elde edilmiştir.
2016 yılı içerisinde; Tarla Bitkileri 758.578 ton, elde edilen gelir 468 milyon TL; Meyve Üretimi 35.209 ton, elde edilen gelir 68 milyon TL; Sebze Üretimi (örtü altı dâhil) kış sebzeleri için 28.045 ton, elde edilen gelir 50 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. İlimiz için önemli tarla bitkilerinden biri olan patates üretimi 2016 yılında 257.425 ton olarak gerçekleşmiş olup, 115 milyon TL gelir elde edilmiştir.
İl dâhilinde tarımsal amaçlı 188 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, 5 Sulama Kooperatifi, 2 Su Ürünleri Kooperatifi olmak üzere toplam 14.697 ortaklı 195 kooperatif bulunmaktadır.
 
HAYVANCILIK
KANATLI HAYVANCILIK 
2015 Yılı
Broiler Piliç Yetiştiriciliği
Türkiye Üretiminin % 27'si
2.736 İşletme / 3.462 Kümes / 41.050.500 Broiler Piliç (Dönem Başına)
416.703 Ton Beyaz Et Üretimi
1 Milyar 760 Milyon TL Gelir
65.090 Ton İhracat / 351 Milyon TL İhracat Geliri
Yumurtacı Tavuk Yetiştiriciliği
22 İşletme / 36 Kümes / 423.000 Yumurtacı Tavuk
47 İşletme / 362 Kümes / 3.653.500 Damızlık Broiler Tavuk Yumurtası
57.095 Köy Yumurtacı Tavuğu
Hindi Yetiştiriciliği
109 İşletme / 149 Kümes / 668.000 Hindi (Dönem Başına)
14.768 Ton Pembe Et
177 Milyon TL Gelir
2016 Yılı
Broiler Piliç Yetiştiriciliği
Türkiye Üretiminin % 27'si
2.587 İşletme / 3.254 Kümes / 40.675.000 Broiler Piliç (Dönem Başına)
393.286 Ton Beyaz Et Üretimi
2 Milyar 360 Milyon TL Gelir
55.209 Ton İhracat / 289 Milyon TL İhracat Geliri
Yumurtacı Tavuk Yetiştiriciliği
23 İşletme / 36 Kümes / 424.000 Yumurtacı Tavuk (Dönem Başına Kapasite)
49 İşletme / 362 Kümes / 3.970.600 Damızlık Broiler Tavuk Yumurtası (Dönem Başına Kapasite)
57.658 Köy Yumurtacı Tavuğu
Hindi Yetiştiriciliği
105 İşletme / 168 Kümes / 1.062.500 Hindi (Dönem Başına)
14.133 Ton Pembe Et
170 Milyon 796 Bin TL Gelir

2017 Yılı
Broiler Piliç Yetiştiriciliği
Türkiye Üretiminin % 27'si
1.397 İşletme / 2001 Kümes / 36.275.855 x 6 adet / dönem
456.300.000 kg kanatlı Et Üretimi

Yumurtacı Tavuk Yetiştiriciliği
30 İşletme / 39 Kümes / 400.840 Yumurtacı Tavuk (Dönem Başına Kapasite)-- (1,5 yıl 1 Dönem)
48 İşletme / 359 Kümes / 4.207.700 Damızlık Kanatlı Tavuk Yumurtası (Dönem Başına Kapasite)-- (1,5 yıl 1 Dönem)

Hindi Yetiştiriciliği
163 İşletme / 283 Kümes / 1.820.641 x 2 adet /dönem

Ördek Yetiştiriciliği
14 İşletme / 17 Kümes / 122.310 x 3 adet /dönem
 

BÜYÜKBAŞ VE KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK 
2015 Yılı
136.384 Büyükbaş
130.733 Küçükbaş
2.189 Ton Kırmızı Et Üretimi / 52,5 Milyon TL Gelir
205.000 Ton Süt Üretimi / 215 Milyon TL Gelir
2016 Yılı
116.930 Büyükbaş
174.552 Küçükbaş
1.306 Ton Kırmızı Et Üretimi /33 Milyon 956 Bin TL Gelir
180.000 Ton Süt Üretimi / 189 Milyon TL Gelir
2017 Yılı
128.415 Büyükbaş
131.646 Küçükbaş
1.856.967 kg Kırmızı Et Üretimi 
134.572 kg Kırmızı Et Üretimi
224.100 Ton Süt Üretimi 

SU ÜRÜNLERİ
33 Kültür Balıkçılığı İşletmesi
367.6 Ton / Yıllık Üretim


ARICILIK 
2015 Yılı
475 İşletme
21.000 Adet Kovan
203 Ton Bal Üretimi
2016 Yılı
453 İşletme
19.182 Adet Kovan
115 Ton Bal Üretimi
2017 Yılı
300 İşletme
19.871 Adet Kovan
97.975 kg Bal Üretimi

Bolu yöresinin tarihi ve turistik özelliklerinin yanı sıra yemekleri de oldukça zengindir. Özellikle Mengenli aşçılar dünyaca tanınmışlardır. Mengen'den yetişen aşçıların tarihi padişah mutfaklarına kadar dayanmaktadır. Atatürk'ün aşçısı da Mengenliydi. Günümüzde turistik tesislerin bir çoğunda Mengenli aşçılara rastlamak mümkündür. Aşçılık sanatı Mengen İlçesinin ata mesleğidir. Bu nedenle Mengen'de Anadolu Aşcılık Meslek Lisesi ile Aşçılık Meslek Yüksek Okulu açılmış ve bu sanatın bilimsel olarak geliştirilmesi amaçlanmıştır.    Her yıl Ağustos ayının ilk haftasında da Mengen'de "Aşçılık Festivali" düzenlenmekte ve yarışma, sergi, konser, panel, şov, spor karşılaşmaları gibi etkinlikler gerçekleştirilmektedir. Özellikle her yıl değişik türde bir şov yemeği hazırlanmakta ve çok ilgi çekmektedir.

    Yöremizde genellikle mutfak, yemek yapmak ve oturmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu nedenle evler yapılırken, mutfağın geniş olmasına özen gösterilmektedir. Köylerde hemen hemen her evin bahçesinde tuğla ve topraktan yapılmış fırın bulunmaktadır.

BAŞLICA YÖRE YEMEKLERİMİZ

     Ovmaç çorbası,kızılcık tarhana çorbası,tarhana çorbası, nohutlu çorba, yayla çorbası, yoğurtlu bakla çorbası, imaret çorbası, çiğ börek, kabaklı gözleme, acı su bazlamacı, çantıklı pide, etli mantı, ekmek aşı, patatesli köy ekmeği, kedi batmaz, mantar sote, orman kebabı, kaldırık dolması, kaşık sapı, Mengen pilavı, höşmerim, Mengen kuzu güveç, katık, kaşık atmaç, bakla çullaması, paşa pilavı, kabak hoşafı, kara kabak tatlısı, palize, coş hoşafı, karavul şerbeti, kızılcık şurubu, saray helvası.

 
   Bolu Mutfağına özgü yemeklerden bazıları:

    Yayla Çorbası:

    Bir tencerede tuzlu su kaynatılır. Ayıklanmış pirinç suyun içine atılır. Başka bir tencerede pişirilen nohut ta ilave edilir. Bir kapta 1 bardak un, 2 kaşık süzme yoğurt  ve 1 yumurta karıştırılıp çorbaya yedirilir. Ara sıra karıştırılarak pişirilen çorbanın üzerine kızartılmış tereyağı dökülerek servis yapılır.

 

   Yoğurtlu Bakla Çorbası:

    Bir tencerede kaynayan suyun içine küçük bir soğan rendelenir. Baklalar kırılıp yıkandıktan sonra tencereye atılır ve pişirilir. İçine un, yoğurt, 1 yumurta ve tuz karıştırılır. İyice piştikten sonra üzerine yağ kızdırılıp dökülür ve servis yapılır.

 

    Kabaklı Gözleme:
     Kat kat açılan iki yufkanın arasına rendelenmiş kabak ve şeker kavrularak sürülür. Yufkaların kenarları bastırılarak birbirine yapışması sağlanır ve sac üzerinde pişirilir. Üst üste konulan gözlemeler yağlanıp kalbura bastırılarak şekil verilir. Kesilerek kaymakla birlikte servis yapılır.

 

    Paşa Pilavı:
     Haşlanmış patateslerin kabukları soyulur ve doğranır. İçine 1-2 adet haşlanmış yumurta ve soğan doğranır. Maydanoz, karabiber, kırmızı pul biber, yağ ve limon ilavesiyle karıştırılır ve servis yapılır.

 
    Coş Hoşafı:
     Şeker pancarları temizlenir ve kabukları ile iyice suda pişirilir. 3-4 saat kaynadıktan sonra kabukları soyulur ve ince ince doğranır. Ekşi olması için içine pestil veya erik kurusu  ve su ilave edilir. Soğuduktan sonra makarna veya pilavın yanında servis yapılır.

 
    Höşmerim:
     Kaymak ve süt bir tencerede kaynatılır. Yavaş yavaş un ilave edilip, karıştırılarak pişirilir. Elde edilen hamur tavaya alınarak tere yağda kızartılır. Üzerine şeker serpiştirilerek servis yapılır.

 
    Saray Helvası:
     Un yağda kavrularak miyane haline getirilir. Şeker suda ağda kıvamına gelinceye kadar kaynatılır. Daha sonra elde çekiştirilerek liflenmesi sağlanır. Biraz dinlendikten sonra tepsiye tepilir. Unun ve şekerin birbirine iyice karıştırılıp yedirilmesi gerekmektedir. Tepsiye tepilen tatlı baklava şeklinde kesilerek servis yapılır.

''